Seans Bulunamadı.

COVID-19 BİLGİLENDİRME

Tiyatro alanına girişinizden ayrılışınıza kadar “MASKE TAKMA ZORUNLULUĞUNUZ” devam etmektedir ve MASKELERİNİZİ mutlaka yanınızda bulundurmanızı önemle hatırlatırız. Maskelerinizin oyun boyunca “AĞIZ VE BURNUNUZU KAPATACAK” şekilde takılı olması gerekmektedir.

Gösteri alanına giriş, yerleşme ve oyun çıkışında toplu hareket edilmemesini, tek sıra halinde ilerlenmesini ve alan görevlilerinin yönlendirme/uyarılarına dikkat edilip, uyulmasını önemle rica ediyoruz.

OYUN ÖZETİ

‘Kral Übü’, Fransız yazar Alfred Jarry’nin dünyaca ünlü oyunu ‘Kral Übü’nün Sarı Sandalye uyarlamasıdır. Oyun, Polonya Kralı Venceslas’a suikast düzenleyerek onu öldürüp yerine geçen Ana ve Baba Übü’den müteşekkil Übü Ailesi’nin hikayesine odaklanır.

Jarry’nin daha lise sıralarındayken fizik öğretmeni Mösyö Hebert’ten ilhamla yarattığı Übü karakteri, yıllar içinde gelişerek birçok yirminci yüzyıl ‘gerçeküstücü’, ‘dadaist’ ve ‘absürd’ edebiyat yaratısına öncülük eden grotesk siyasetçi Übü’ye dönüşmüştür.

Yazarın Rabelais’nin kelime dağarcığından ödünç alarak yarattığı ‘anti-şairane’ dil, Übü Ailesi’nin vahşi açgözlülüğü ile kusursuz bir uyum içindedir. Übülerin teklifsiz kabalığı, tarihteki tüm zorba ve diktatörlere selam gönderir adeta.

Shakespeare’in pek de kalenderlikleriyle meşhur olmayan çifti Macbethler, Übülerin ilham kaynağı ve atasıdır diyebiliriz. Jarry’nin metni, ünlü ingiliz yazarın Macbeth, Hamlet ve Kış Masalı oyunlarına pek çok göndermeyle doludur. Hatta oyun, bu metinlerden esinlenmiş bir parodik kompozisyondur denebilir.

Sarı Sandalye, kurulduğu günden bu yana Türkiye’den ve dünyadan önemli edebiyat eserlerinin sahne uyarlamalarıyla uğraşıyor. Merak ettiğimiz ve günümüze hala(belki her zamankinden fazla) ışık tuttuğuna inandığımız metinlere derinlemesine dalıyoruz.

Übü ya da Übüler kimdir? Bu soru her tartışıldığında, etrafta hala sayısız ‘Übü’ler olduğunu farkettik. Hiyerarşinin, toplumsal sınıfların, siyasi çekişmenin kısacası güç savaşının olduğu her yerde insanın ‘übü’leştiğine tanık oluruz. Doğası gereği pek de tokgözlü olmayan ademoğlu hep daha fazlasını ve giderek daha hızlı bir şekilde istiyor.

19. ve 20. yüzyıllardaki teknolojik gelişmelerin barışa sunacağı katkıdan umulanlar iki büyük savaş arasında eridi gitti. 20. yüzyıl muhteşem ‘Übü’ örnekleriyle dolu.

‘Milenyum’un bambaşka olacağını ve artık herkese ‘Übü’lerden gına geldiğini sandık. Fakat şimdiye kadar ‘popülist iktidarların yükselişi’ diyebileceğimiz bir çağa uyandık. Güç bozuyor, mutlak güç mutlaka bozuyor. Hem siyasi, hem toplumsal alanda muktedirlerin aynı ‘Übü’ gibi tüm kuralları hiçe saydığı, keyfiliğin arşa çıktığı bir çağın ortasındayız.

Kitlesel iletişimin hızı, yozlaşmanın tüm topluma yayılmasını kolaylaştırıyor. ‘Übü’lük bir virüs gibi dağılıyor.

EKİP & OYUNCULAR

Yazar: Alfred Jarry

Çevirmen: Ayşe Selen

Çevirmen: Şehsuvar Aktaş

Uyarlayan, Yönetmen, Koreograf: Doğa Nalbantoğlu

Işık Tasarımı: Sencan Oytun Tokuç

Işık Tasarımı: Samet Acar

Kostüm Tasarım: Kayra Belen Yardımcı

Kostüm Tasarım, Saç & Makyaj: Şeyiba Ceren Ülgen

Kostüm Tasarım: Gül Doğa Selvi

Saç & Makyaj: Canan Günaştı

Dış Göz: Mithat Ozan Küren

Müzik: Göksu Işık

Müzik: Gökhan Öcal

Afiş Tasarım: Doğa Öktem

SEANSLAR

SEANS BİLGİSİ HENÜZ AÇIKLANMADI.

OYUN VİDEOSU